DEMİRTAŞ & ACAR HUKUK BÜROSU
Sayfa yükleniyor, lütfen bekleyiniz.

İdare Hukuku

İdare Hukuku Çalışma Alanı

İdare Hukuku

İdare Hukuku Nedir?

İdare hukuku; kamu idarelerinin kuruluşunu, görevlerini, yetkilerini, faaliyetlerini ve kişilerle kurdukları hukuki ilişkileri düzenleyen kamu hukuku dalıdır. Bakanlıklar, belediyeler, valilikler, kaymakamlıklar, üniversiteler ve diğer kamu kurumları tarafından gerçekleştirilen işlem ve eylemler bu alan kapsamında değerlendirilir.

Kamu kurumları görevlerini yerine getirirken kamu gücünü kullanabilir. Ruhsat verilmesi veya iptal edilmesi, idari para cezası uygulanması, kamulaştırma yapılması, memur hakkında disiplin işlemi tesis edilmesi ve bir işletmenin faaliyetinin durdurulması bu yetkinin kullanımına örnek gösterilebilir.

İdarenin sahip olduğu yetkiler sınırsız değildir. Bütün idari işlem ve eylemlerin Anayasa’ya, kanunlara, ilgili mevzuata ve hukukun genel ilkelerine uygun olması gerekir. Kamu idaresinin yetkisini hukuka aykırı şekilde kullanması halinde ilgili kişiler, idari başvuru yollarını kullanabilir veya idari yargıda dava açabilir.

İdare hukukunun temel amaçlarından biri, kamu hizmetlerinin düzenli ve etkili şekilde yürütülmesini sağlamaktır. Bununla birlikte kamu gücü karşısında kişilerin temel hak ve özgürlüklerinin korunması da bu alanın önemli işlevleri arasındadır.

İdare hukukunda kamu yararı, kanunilik, eşitlik, ölçülülük, hukuki güvenlik, belirlilik ve idarenin sorumluluğu gibi temel ilkeler dikkate alınır. İdarenin yaptığı işlemler yargı denetimine açıktır ve hukuka aykırı idari işlemlerin iptali talep edilebilir.

İdari uyuşmazlıklar genel olarak idare mahkemeleri, vergi mahkemeleri, bölge idare mahkemeleri ve Danıştay tarafından incelenir. Bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri ve vergi mahkemeleri kanunla verilen görevleri yerine getiren bağımsız mahkemelerdir. Danıştay ise yüksek idare mahkemesi olmasının yanında kanunla verilen danışma ve inceleme görevlerini de yürütür.

İdare Hukuku Hangi Konuları Kapsar?

İdare hukuku, kamu kurumları tarafından gerçekleştirilen çok sayıda işlem ve faaliyeti kapsayan geniş bir hukuk alanıdır. İdari işlemin türüne, işlemi gerçekleştiren kuruma ve ortaya çıkan hukuki sonuca göre uygulanacak mevzuat değişebilir.

İdare hukukunun kapsamına giren başlıca konular şunlardır:

  • İdari işlemlerin iptali
  • İdari eylemlerden doğan zararlar
  • Tam yargı davaları
  • Kamu görevlilerine ilişkin uyuşmazlıklar
  • Memur disiplin cezaları
  • Atama, görevden alma ve görev yeri değişiklikleri
  • Kamu ihale işlemleri
  • Kamulaştırma işlemleri
  • Kamulaştırmasız el atma
  • İmar planları ve imar uygulamaları
  • Yapı ruhsatı ve yapı kullanma izinleri
  • İdari para cezaları
  • Belediye işlemleri
  • Ruhsat verilmesi veya ruhsatın iptal edilmesi
  • Kamu hizmetlerinden kaynaklanan uyuşmazlıklar
  • Öğrenci ve üniversite disiplin işlemleri
  • Meslek kuruluşlarının kararları
  • Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması işlemleri
  • Sosyal güvenlik ve kamu personeli işlemleri
  • Vergi dışındaki kamu alacakları
  • Çevre ve şehircilik işlemleri
  • Enerji ve madencilik izinleri
  • İdari sözleşmeler
  • Kamu mallarının kullanımı
  • Tahsis ve ecrimisil işlemleri
  • Yıkım ve mühürleme kararları
  • Faaliyetten men işlemleri
  • Lisans, izin ve yetki belgelerine ilişkin uyuşmazlıklar

İdari işlemlerin hukuka uygunluğu değerlendirilirken işlemin yetkili makam tarafından yapılıp yapılmadığı, gerekli usule uyulup uyulmadığı, işlemin sebebinin gerçek ve hukuka uygun olup olmadığı, ortaya çıkan sonucun mevzuata dayanıp dayanmadığı ve işlemin kamu yararı amacı taşıyıp taşımadığı incelenir.

İdari İşlem Nedir?

İdari işlem, kamu idaresinin kamu gücüne dayanarak tek taraflı biçimde hukuki sonuç doğurmak amacıyla gerçekleştirdiği işlemdir. İdari işlemin uygulanabilmesi için karşı tarafın kabulü her zaman gerekli değildir.

Bir belediyenin iş yeri ruhsatını iptal etmesi, kamu görevlisine disiplin cezası verilmesi, öğrenci hakkında okuldan uzaklaştırma kararı alınması veya bir yapının yıkılmasına karar verilmesi idari işlem niteliği taşıyabilir.

İdari işlemin temel unsurları şunlardır:

  • Yetki
  • Şekil
  • Sebep
  • Konu
  • Amaç

Yetki unsuru, işlemin hangi kamu makamı veya görevlisi tarafından yapılabileceğini ifade eder. Yetkisiz bir makam tarafından gerçekleştirilen işlem hukuka aykırı olabilir.

Şekil unsuru, işlemin yapılması sırasında uyulması gereken usul ve biçim kurallarını kapsar. Savunma alınması, kurul kararı verilmesi, gerekçe gösterilmesi veya işlemin yazılı olarak bildirilmesi gibi şartlar şekil unsuruyla bağlantılıdır.

Sebep unsuru, idareyi işlem yapmaya yönelten maddi ve hukuki gerekçedir. Örneğin bir disiplin cezasında kamu görevlisinin gerçekleştirdiği ileri sürülen fiil işlemin sebebini oluşturabilir.

Konu unsuru, idari işlemin ortaya çıkardığı hukuki sonucu ifade eder. Ruhsatın iptal edilmesi, para cezası uygulanması veya kişinin görevinden çıkarılması işlemin konusuna örnek gösterilebilir.

Amaç unsuru ise idari işlemin kamu yararı amacıyla gerçekleştirilmesini gerektirir. İdari yetkinin kişisel, siyasi veya başka bir hukuka aykırı amaç doğrultusunda kullanılması işlemin iptaline neden olabilir.

İdari Eylem Nedir?

İdari eylem, kamu idaresinin gerçekleştirdiği fiilî faaliyetleri veya hareketsiz kalması nedeniyle ortaya çıkan durumları ifade eder. İdari işlemler hukuki sonuç doğuran kararlar iken idari eylemler çoğunlukla idarenin uygulamadaki faaliyetleriyle ilgilidir.

Kamu kurumuna ait bir aracın kazaya neden olması, belediyenin gerekli yol bakımını yapmaması, kamu hastanesinde yürütülen hizmet nedeniyle zarar ortaya çıkması veya altyapı çalışmaları sırasında bir taşınmaza zarar verilmesi idari eyleme örnek olabilir.

İdari eylem nedeniyle maddi veya manevi zarara uğrayan kişiler, belirli koşullar altında idarenin sorumluluğuna başvurabilir. Bu durumda öncelikle ilgili idareye başvuru yapılması ve zararın karşılanmasının talep edilmesi gerekebilir.

İdari eylemden kaynaklanan uyuşmazlıklarda şu konular değerlendirilir:

  • Eylemin bir kamu hizmetiyle bağlantılı olup olmadığı
  • Gerçek bir zararın meydana gelip gelmediği
  • Eylem ile zarar arasında nedensellik bağı bulunup bulunmadığı
  • İdarenin kusurlu olup olmadığı
  • Kusursuz sorumluluk koşullarının oluşup oluşmadığı
  • Zarar gören kişinin kusurunun bulunup bulunmadığı
  • Mücbir sebep veya üçüncü kişinin davranışının etkisi
  • Başvuru ve dava sürelerine uyulup uyulmadığı

İptal Davası Nedir?

İptal davası, hukuka aykırı olduğu ileri sürülen idari işlemin yargı kararıyla ortadan kaldırılmasını amaçlayan dava türüdür. İptal davasında idari işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve amaç unsurları bakımından hukuka uygunluğu incelenir.

İptal davası açılabilecek işlemlere şu örnekler verilebilir:

  • Memur hakkında verilen disiplin cezası
  • Atama veya görevden alma işlemi
  • İşyeri ruhsatının iptal edilmesi
  • İdari para cezası uygulanması
  • Öğrenci hakkında disiplin cezası verilmesi
  • İmar planı değişikliği
  • Yapı ruhsatının iptal edilmesi
  • Yıkım kararı
  • Kamu ihalesinden yasaklama işlemi
  • Meslekten çıkarma veya faaliyetin durdurulması
  • Güvenlik soruşturması nedeniyle yapılan olumsuz işlem
  • Kamu kurumuna yapılan başvurunun reddedilmesi
  • Bir izin veya lisans talebinin kabul edilmemesi

İptal davası açılabilmesi için işlemin kesin ve uygulanabilir nitelikte olması gerekir. Hazırlık işlemleri veya tek başına hukuki sonuç doğurmayan görüş ve değerlendirmeler kural olarak doğrudan iptal davasına konu edilemeyebilir.

Davacının idari işlem nedeniyle kişisel, güncel ve meşru bir menfaatinin etkilenmiş olması gerekir. Menfaat ilişkisinin bulunup bulunmadığı her olayın özelliklerine göre değerlendirilir.

İdari işlemin iptaline karar verilmesi halinde işlem, hukuki sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkar. İdare, mahkeme kararının gereklerine uygun şekilde yeniden işlem yapmak ve kararın sonuçlarını uygulamakla yükümlüdür.

Tam Yargı Davası Nedir?

Tam yargı davası, idari işlem veya eylem nedeniyle kişisel hakkı ihlal edilen kişinin uğradığı zararın giderilmesini talep ettiği dava türüdür. Bu davalar, idarenin mali sorumluluğunun belirlenmesine yöneliktir.

Tam yargı davasında şu talepler ileri sürülebilir:

  • Maddi zararın karşılanması
  • Manevi tazminat ödenmesi
  • Yoksun kalınan kazancın giderilmesi
  • Tedavi ve bakım giderlerinin karşılanması
  • Çalışma gücü kaybından doğan zararın ödenmesi
  • Destekten yoksun kalma tazminatı
  • İdari işlem nedeniyle oluşan gelir kaybının giderilmesi
  • Taşınmaza verilen zararın karşılanması

Tam yargı davası doğrudan bir idari eylemden kaynaklanabileceği gibi hukuka aykırı bir idari işlem nedeniyle de açılabilir. İptal ve tam yargı talepleri, olayın niteliğine göre birlikte veya ayrı şekilde ileri sürülebilir.

Zararın miktarı belirlenirken kişinin ekonomik kaybı, olayın sonuçları, kusur durumu ve idari faaliyetle zarar arasındaki bağlantı dikkate alınır. Gerekli durumlarda bilirkişi incelemesi yapılabilir.

Yürütmenin Durdurulması Nedir?

İdari işlemler, iptal davası açılmış olsa bile kural olarak uygulanmaya devam eder. Ancak işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması durumunda yürütmenin durdurulması talep edilebilir.

Yürütmenin durdurulması kararı, dava sonuçlanıncaya kadar idari işlemin uygulanmasını geçici olarak engeller. Bu karar işlemi tamamen ortadan kaldırmaz; yalnızca işlemin yürürlüğünü belirli bir süre için durdurur.

Yürütmenin durdurulması taleplerinde şu durumlar önem taşıyabilir:

  • İşlemin uygulanması halinde geri dönülmesi güç sonuçların ortaya çıkması
  • Kişinin görevinden, okulundan veya mesleğinden uzaklaştırılması
  • Yapının yıkılması veya faaliyetin tamamen durdurulması
  • Ruhsat ya da lisansın iptal edilmesi
  • Taşınmaz üzerinde geri dönüşü mümkün olmayan işlemler yapılması
  • Ticari faaliyetin ciddi biçimde zarar görmesi
  • İşlemin açık bir kanun hükmüne aykırı olması
  • İşlemin yetkisiz makam tarafından yapılması
  • Savunma hakkının kullandırılmaması
  • İşlemin yeterli araştırmaya dayanmaması

Yürütmenin durdurulması kararı verilmesi için gerekli koşullar birlikte değerlendirilir. Yalnızca işlemin hukuka aykırı olduğunun ileri sürülmesi veya kişinin ekonomik zarar yaşayacak olması her durumda yeterli olmayabilir.

İdari Başvuru Yolları

Kişiler, haklarında idari işlem tesis edildiğinde doğrudan dava açabilecekleri gibi bazı durumlarda öncelikle ilgili kamu kurumuna başvurabilir. Ayrıca özel kanunlarda zorunlu idari başvuru yolları öngörülmüş olabilir.

İdari başvuru kapsamında şu talepler ileri sürülebilir:

  • İşlemin geri alınması
  • İşlemin kaldırılması
  • İşlemin değiştirilmesi
  • Yeni bir işlem yapılması
  • Maddi hatanın düzeltilmesi
  • İdari para cezasının kaldırılması
  • Ruhsat veya izin verilmesi
  • Zararın tazmin edilmesi
  • Başvurunun yeniden değerlendirilmesi
  • Üst makama itiraz edilmesi

İdari başvuru yapılması, dava açma süresini somut olayın ve başvurunun niteliğine göre etkileyebilir. Her dilekçe dava açma süresini durdurmayacağı için başvurunun hukuki niteliğinin doğru belirlenmesi gerekir.

Özel kanunlarda itiraz komisyonu, disiplin kurulu, üst kurul veya başka bir idari merciye başvuru zorunluluğu düzenlenmişse dava açılmadan önce bu yolun tamamlanması gerekebilir.

Kamu Görevlileri Hukuku

Kamu görevlilerinin atanması, görevde yükselmesi, yer değiştirmesi, disiplin sorumluluğu, mali ve sosyal hakları ile görevlerinin sona ermesi idare hukukunun önemli alanlarından biridir.

Kamu görevlilerine ilişkin başlıca uyuşmazlıklar şunlardır:

  • Atama işlemleri
  • Aday memurluk işlemleri
  • Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması
  • Görev yeri değişikliği
  • Geçici görevlendirme
  • Naklen atama talepleri
  • Görevde yükselme ve unvan değişikliği
  • Disiplin soruşturmaları
  • Uyarma ve kınama cezaları
  • Aylıktan kesme cezaları
  • Kademe ilerlemesinin durdurulması
  • Devlet memurluğundan çıkarma
  • Görevden uzaklaştırma
  • Emeklilik ve yaş haddi işlemleri
  • Maaş ve özlük hakları
  • Ek gösterge ve tazminat talepleri
  • İzin ve sağlık raporu işlemleri
  • Sicil ve performans değerlendirmeleri
  • Mobbing ve görevin kötüye kullanılması iddiaları
  • Kamu görevinden çıkarma işlemleri

Disiplin soruşturmasında kamu görevlisine isnat edilen fiilin açık şekilde bildirilmesi ve savunma hakkı tanınması gerekir. Disiplin cezasının yetkili kurul veya makam tarafından, belirlenen süreler içinde ve hukuka uygun gerekçeyle verilmesi önemlidir.

Disiplin cezasının fiille orantısız olması, yeterli delile dayanmaması veya savunma hakkının ihlal edilmesi işlemin iptaline neden olabilir.

İmar Hukukundan Kaynaklanan Uyuşmazlıklar

İmar planları, yapı ruhsatları, yapı kullanma izinleri ve ruhsatsız yapılara uygulanan yaptırımlar idare hukukunun önemli uygulama alanlarındandır.

İmar hukukunda karşılaşılan başlıca uyuşmazlıklar şunlardır:

  • Nazım ve uygulama imar planlarının iptali
  • Parselasyon işlemleri
  • Düzenleme ortaklık payı uygulamaları
  • Yapı ruhsatının verilmemesi
  • Yapı ruhsatının iptal edilmesi
  • Yapı kullanma izin belgesi uyuşmazlıkları
  • Ruhsata aykırı yapı tespiti
  • Yapı tatil tutanağı düzenlenmesi
  • İnşaatın mühürlenmesi
  • Yıkım kararları
  • İmar para cezaları
  • Plansız alanlara ilişkin işlemler
  • Sit alanı ve koruma kararları
  • Kentsel dönüşüm uygulamaları
  • Riskli yapı tespitleri
  • İmar hakkının kısıtlanması
  • Kamu hizmet alanına ayrılan taşınmazlar
  • Kamulaştırılmayan taşınmazlara ilişkin talepler

İmar planlarının hukuka uygunluğu değerlendirilirken şehircilik ilkeleri, planlama esasları, kamu yararı ve plan bütünlüğü dikkate alınır. Bu davalarda haritalar, plan notları, teknik raporlar ve bilirkişi incelemeleri önemli rol oynar.

Yıkım ve imar para cezası kararlarının dayandığı tespitlerin açık ve somut olması gerekir. Yapının hangi bölümünün ruhsatsız veya ruhsata aykırı olduğunun belirtilmemesi işlemi hukuka aykırı hale getirebilir.

İdari Para Cezaları

Kamu kurumları, kanunda açıkça yetkilendirildikleri durumlarda gerçek veya tüzel kişiler hakkında idari para cezası uygulayabilir. Belediyeler, bakanlıklar, düzenleyici ve denetleyici kurumlar ile diğer idari makamlar farklı alanlarda para cezası verme yetkisine sahip olabilir.

İdari para cezaları şu nedenlerle uygulanabilir:

  • Ruhsatsız ticari faaliyet
  • İmar mevzuatına aykırılık
  • Çevre mevzuatının ihlali
  • Reklam ve tabela kurallarına aykırılık
  • İş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerinin ihlali
  • Tüketici mevzuatına aykırılık
  • Rekabet kurallarının ihlali
  • Enerji ve madencilik mevzuatına aykırılık
  • Ulaşım ve trafik düzenlemelerine aykırılık
  • Kişisel verilerin korunmasına ilişkin yükümlülüklerin ihlali
  • Kamu ihale mevzuatına aykırı davranışlar
  • Belediye emir ve yasaklarına aykırılık

Para cezasının geçerli olabilmesi için ihlalin açık biçimde tespit edilmesi, cezanın yetkili makam tarafından uygulanması ve kararın hukuki dayanağının gösterilmesi gerekir.

İdari para cezasına karşı başvurulacak makam ve süre, cezanın dayandığı mevzuata göre değişebilir. Bazı cezalara karşı idare mahkemesinde, bazılarına karşı sulh ceza hâkimliğinde veya özel olarak belirlenen başka mercilerde başvuru yapılabilir.

Kamu İhale Hukuku

Kamu kurumlarının mal veya hizmet alımı ile yapım işlerine ilişkin gerçekleştirdiği ihaleler, kamu ihale mevzuatı kapsamında yürütülür. İhale sürecinin saydamlık, rekabet, eşit muamele ve kamu kaynaklarının verimli kullanılması ilkelerine uygun olması gerekir.

Kamu ihale süreçlerinde şu uyuşmazlıklar ortaya çıkabilir:

  • İhale dokümanındaki hukuka aykırı hükümler
  • Teklifin değerlendirme dışı bırakılması
  • Geçici veya kesin teminatın gelir kaydedilmesi
  • Aşırı düşük teklif değerlendirmesi
  • İhalenin iptal edilmesi
  • Yasaklama kararları
  • Sözleşmenin feshedilmesi
  • İş deneyim belgelerine ilişkin uyuşmazlıklar
  • Yeterlilik kriterlerinin hatalı uygulanması
  • Eşit muamele ilkesinin ihlali
  • İhale kararının hukuka aykırılığı
  • Sözleşmenin uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar

İhaleye katılan kişiler, gerekli şartların oluşması halinde önce idareye şikâyet, ardından ilgili kuruma itirazen şikâyet başvurusunda bulunabilir. Bu başvurularda süreler kısa olabileceğinden işlemlerin gecikmeden incelenmesi önemlidir.

Kamulaştırma Hukuku

Kamu kurumları, kamu yararının gerekli kıldığı durumlarda özel mülkiyete ait taşınmazları kanunda öngörülen usulle kamulaştırabilir. Kamulaştırmanın yetkili idare tarafından yapılması, kamu yararı kararına dayanması ve taşınmaz malikine gerçek karşılığının ödenmesi gerekir.

Kamulaştırma işlemleri sırasında şu konularda uyuşmazlık çıkabilir:

  • Kamu yararı kararının hukuka uygunluğu
  • Kamulaştırma kararının iptali
  • Kamulaştırma bedelinin düşük belirlenmesi
  • Acele kamulaştırma işlemleri
  • Taşınmazın tamamının veya bir bölümünün kamulaştırılması
  • Artan kısmın kullanılamaz hale gelmesi
  • Kamulaştırma bedelinin ödenmemesi
  • Taşınmazın kamulaştırma amacı dışında kullanılması
  • Kamulaştırmasız el atma
  • İmar planında kamu hizmetine ayrılan taşınmazlar

Kamulaştırma işleminin iptali ile kamulaştırma bedelinin belirlenmesine ilişkin davalar farklı yargı kollarında görülebilir. Bu nedenle uyuşmazlığın hukuki niteliğinin ve görevli mahkemenin doğru belirlenmesi gerekir.

Öğrenci ve Üniversite Disiplin İşlemleri

Devlet üniversiteleri ve diğer kamu eğitim kurumları tarafından öğrenciler hakkında tesis edilen kayıt, sınav, yatay geçiş, disiplin ve mezuniyet işlemleri idari işlem niteliği taşıyabilir.

Bu alandaki uyuşmazlıklar arasında şunlar yer alır:

  • Üniversiteye kayıt işlemleri
  • Yatay ve dikey geçiş başvuruları
  • Ders ve sınav değerlendirmeleri
  • Sınavın geçersiz sayılması
  • Burs ve öğrenim kredisi işlemleri
  • Öğrenci disiplin cezaları
  • Uzaklaştırma ve çıkarma kararları
  • Mezuniyet işlemleri
  • Diploma ve denklik uyuşmazlıkları
  • Akademik kadro ilanları
  • Öğretim üyeliğine atama işlemleri
  • Lisansüstü eğitim süreçleri

Öğrenci hakkında disiplin işlemi yürütülürken isnat edilen davranışın açıkça bildirilmesi, öğrencinin savunmasının alınması ve kararın yetkili kurul tarafından verilmesi gerekir.

Sınav sonuçları veya akademik değerlendirmeler konusunda yargı mercileri yerindelik denetimi yapmaz. Ancak değerlendirme işleminin usule, mevzuata ve objektif ölçütlere uygun olup olmadığı incelenebilir.

Ruhsat ve İzin İşlemleri

Ticari işletmeler, sağlık kuruluşları, eğitim kurumları, maden işletmeleri ve diğer bazı faaliyetler için kamu kurumlarından ruhsat, lisans veya izin alınması gerekebilir.

Ruhsat ve izin işlemlerinde karşılaşılabilecek uyuşmazlıklar şunlardır:

  • Ruhsat başvurusunun reddedilmesi
  • Ruhsatın yenilenmemesi
  • Ruhsatın askıya alınması
  • Ruhsatın iptal edilmesi
  • Faaliyetten men kararı
  • İşyerinin mühürlenmesi
  • Lisans başvurusunun reddi
  • Yetki belgesinin iptali
  • Eksikliklerin giderilmesi için verilen sürenin yetersiz olması
  • İdari yaptırım uygulanması

Ruhsat iptali veya faaliyetten men kararı işletmeler açısından önemli ekonomik sonuçlar doğurabilir. Bu tür işlemlere karşı dava açılırken yürütmenin durdurulması talep edilmesi gerekebilir.

İdarenin ruhsatı iptal etmeden önce ilgili kişiye eksikliklerini giderme imkânı tanıyıp tanımaması, işlemin dayandığı mevzuata ve ihlalin niteliğine göre değerlendirilir.

İdarenin Sorumluluğu

İdare, yürüttüğü kamu hizmetleri sırasında kişilere zarar vermesi halinde belirli koşullar altında bu zararı karşılamakla yükümlü olabilir.

İdarenin sorumluluğu genel olarak hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkelerine dayanabilir. Hizmetin hiç işlememesi, geç işlemesi veya kötü işlemesi hizmet kusuru olarak değerlendirilebilir.

İdarenin sorumluluğuna yol açabilecek durumlara şu örnekler verilebilir:

  • Yol ve altyapı bakımının yapılmaması
  • Kamu hastanesinde hizmetin hatalı yürütülmesi
  • Kamu binasında gerekli güvenlik önlemlerinin alınmaması
  • Kolluk faaliyetleri sırasında zarar meydana gelmesi
  • Doğal afetlere karşı gerekli önlemlerin alınmaması
  • Kamu görevlisinin hukuka aykırı işlemi
  • Hatalı imar ve ruhsat işlemleri
  • Kamuya ait araçların kazaya neden olması
  • İdari işlemin mahkeme tarafından iptal edilmesi sonucunda zarar doğması

Her idari faaliyet nedeniyle ortaya çıkan zarardan idarenin otomatik olarak sorumlu olması söz konusu değildir. Zarar, idari faaliyet ve nedensellik bağı birlikte değerlendirilir.

İdari Yargıda Kanun Yolları

İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararlara karşı, uyuşmazlığın türüne ve kanundaki koşullara göre bölge idare mahkemesine istinaf başvurusu yapılabilir. Bazı bölge idare mahkemesi kararları ise Danıştayda temyiz incelemesine tabi olabilir.

Danıştay, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile görevlendirilmiş yüksek idare mahkemesidir. Bölge idare mahkemeleri ise ilk derece idari yargı kararlarına karşı yapılan istinaf başvurularını kanunda belirlenen görevleri çerçevesinde inceler.

İdari yargıda başvurulabilecek temel kanun yolları şunlardır:

  • İstinaf
  • Temyiz
  • Yargılamanın yenilenmesi
  • Kanun yararına temyiz

İstinaf incelemesinde ilk derece mahkemesi kararının hukuka uygunluğu değerlendirilir. Bölge idare mahkemesi kararı kaldırabilir, değiştirebilir veya hukuka uygun bulabilir.

Temyiz incelemesi ise kanunda temyize açık olduğu belirtilen kararlar bakımından Danıştay tarafından gerçekleştirilir. Her idari yargı kararı temyize tabi değildir.

İdare Hukuku Alanında Sunulan Hizmetler

İdari işlemler çoğunlukla kamu gücüne dayanarak doğrudan uygulanabilir. Bu nedenle hukuka aykırı bir işlemle karşılaşılması halinde başvuru ve dava sürelerinin dikkatle takip edilmesi gerekir.

İdare hukuku kapsamında sunulabilecek başlıca hukuki hizmetler şunlardır:

  • İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun incelenmesi
  • İdari makamlara başvuru ve itiraz dilekçelerinin hazırlanması
  • İptal davalarının açılması ve takip edilmesi
  • Tam yargı davalarının yürütülmesi
  • Yürütmenin durdurulması taleplerinin hazırlanması
  • İdari para cezalarına itiraz edilmesi
  • Ruhsat iptali işlemlerine karşı dava açılması
  • Faaliyetten men ve mühürleme kararlarına itiraz edilmesi
  • Yıkım ve imar para cezası kararlarının iptalinin talep edilmesi
  • İmar planlarına karşı dava açılması
  • Parselasyon ve imar uygulamalarına itiraz edilmesi
  • Kamulaştırma işlemlerinin takip edilmesi
  • Kamulaştırmasız el atma uyuşmazlıklarının yürütülmesi
  • Kamu görevlilerinin atama ve nakil işlemlerine itiraz edilmesi
  • Disiplin cezalarının iptalinin talep edilmesi
  • Görevden uzaklaştırma ve meslekten çıkarma işlemlerinin incelenmesi
  • Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması işlemlerine karşı dava açılması
  • Kamu ihale süreçlerinde şikâyet ve itirazen şikâyet başvurusu yapılması
  • İhaleden yasaklama kararlarına itiraz edilmesi
  • Üniversite ve öğrenci disiplin işlemlerine karşı dava açılması
  • Meslek kuruluşlarının kararlarına itiraz edilmesi
  • Kamu hizmetinden kaynaklanan zararlar için tazminat talep edilmesi
  • Belediye işlemlerine karşı idari ve yargısal başvurular yapılması
  • Lisans, izin ve yetki belgelerine ilişkin uyuşmazlıkların takip edilmesi
  • İstinaf ve temyiz başvurularının hazırlanması
  • Mahkeme kararlarının idare tarafından uygulanmasının takip edilmesi

İdari uyuşmazlıklarda işlemin ilgili kişiye bildirildiği tarih, uygulanacak başvuru yöntemi ve görevli mahkeme büyük önem taşır. Yanlış makama başvuru yapılması veya dava süresinin geçirilmesi hak kayıplarına yol açabilir.

İdari para cezası, ruhsat iptali, yıkım kararı, disiplin cezası, kamulaştırma, memuriyet işlemi, imar uygulaması veya kamu ihalesi gibi konularda idari işlemin bütün unsurlarıyla değerlendirilmesi gerekir.

İdari işlemlere karşı başvuru yapılması, iptal veya tam yargı davası açılması ve yürütmenin durdurulmasının talep edilmesi gibi süreçlerin hukuka uygun şekilde yürütülmesi için profesyonel hukuki destek alınabilir.

Hukuki Süreciniz

Haklarınızı birlikte koruyalım.

Durumunuzu değerlendirmek ve olası hukuki yolları konuşmak için bizimle iletişime geçin.

Bize Ulaşın
Paylaşın
WhatsApp Telefon
Avukata Sor