DEMİRTAŞ & ACAR HUKUK BÜROSU
Sayfa yükleniyor, lütfen bekleyiniz.

Miras Hukuku

Miras Hukuku Çalışma Alanı

Miras Hukuku

Miras Hukuku Nedir?

Miras hukuku, bir kişinin ölümüyle birlikte geride bıraktığı mal varlığının, haklarının ve borçlarının kimlere ve hangi oranlarda geçeceğini düzenleyen özel hukuk dalıdır. Miras bırakanın mal varlığının tespit edilmesi, mirasçıların belirlenmesi, mirasın paylaşılması ve mirastan kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümlenmesi bu hukuk alanı kapsamında değerlendirilir.

Bir kişinin ölümüyle birlikte yalnızca taşınır ve taşınmaz malları değil, para alacakları, banka hesapları, şirket payları, fikrî hakları ve bazı borçları da mirasçılara geçebilir. Bu nedenle miras, sadece mal ve kazançlardan oluşan bir yapı değildir. Miras bırakanın borçları da kanunda belirtilen esaslar doğrultusunda terekeye dâhil olabilir.

Miras hukukunun temel amacı, miras bırakanın son isteklerinin hukuka uygun şekilde yerine getirilmesini ve geride kalan mal varlığının hak sahipleri arasında adil biçimde paylaştırılmasını sağlamaktır. Mirasçılar arasındaki hak ve sorumluluklar belirlenirken kanuni mirasçılık, atanmış mirasçılık, vasiyetname, miras sözleşmesi ve saklı pay gibi kavramlar dikkate alınır.

Miras bırakan, mal varlığı üzerinde kanunun izin verdiği sınırlar içerisinde ölüme bağlı tasarruflarda bulunabilir. Vasiyetname düzenleyebilir, mirasçı atayabilir veya belirli bir malın bir kişiye bırakılmasını isteyebilir. Ancak saklı paylı mirasçıların kanun tarafından korunan miras haklarının ihlal edilmemesi gerekir.

Miras hukukuna ilişkin işlemler önemli ekonomik sonuçlar doğurabilir. Mirasın kabul edilmesi veya reddedilmesi, tereke borçları, taşınmazların paylaşılması ve vasiyetnamenin geçerliliği gibi konularda hatalı işlem yapılması ciddi hak kayıplarına neden olabilir.

Miras Hukuku Hangi Konuları Kapsar?

Miras hukuku, miras bırakanın ölümünden önce yaptığı ölüme bağlı tasarruflardan mirasın tamamen paylaşılmasına kadar uzanan geniş bir alanı kapsar. Mirasçılık sıfatının belirlenmesi, terekenin korunması ve miras paylarının hesaplanması bu alanın temel konuları arasındadır.

Miras hukuku kapsamında değerlendirilen başlıca konular şunlardır:

  • Kanuni mirasçılık
  • Atanmış mirasçılık
  • Mirasçılık belgesi alınması
  • Vasiyetname hazırlanması
  • Vasiyetnamenin açılması ve okunması
  • Vasiyetnamenin iptali
  • Miras sözleşmeleri
  • Saklı pay ve tasarruf oranları
  • Tenkis davaları
  • Mirasın reddi
  • Mirasın hükmen reddi
  • Mirastan feragat sözleşmeleri
  • Mirastan çıkarma
  • Miras sebebiyle istihkak davaları
  • Terekenin tespiti
  • Terekenin korunması
  • Terekenin resmî defterinin tutulması
  • Terekenin resmî tasfiyesi
  • Miras ortaklığının giderilmesi
  • Miras paylaşım sözleşmeleri
  • Miras kalan taşınmazların paylaşılması
  • Muris muvazaası davaları
  • Denkleştirme talepleri
  • Miras payının devri
  • Elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi
  • Veraset ve intikal işlemleri

Miras uyuşmazlıklarında nüfus kayıtları, tapu kayıtları, banka hesapları, vasiyetnameler, sözleşmeler, sağlık raporları ve tanık anlatımları önemli deliller arasında yer alabilir.

Kanuni Mirasçılar Kimlerdir?

Kanuni mirasçılar, miras bırakan tarafından ayrıca mirasçı olarak atanmasına gerek olmadan kanun gereğince miras hakkına sahip olan kişilerdir. Kanuni mirasçılıkta miras bırakanla olan hısımlık ilişkisi, evlilik bağı ve bazı durumlarda evlatlık ilişkisi dikkate alınır.

Kanuni mirasçılar genel olarak şu gruplardan oluşur:

  • Miras bırakanın çocukları ve onların altsoyu
  • Miras bırakanın anne ve babası ile onların altsoyu
  • Miras bırakanın büyükanne ve büyükbabaları ile onların altsoyu
  • Sağ kalan eş
  • Evlatlık ve evlatlığın altsoyu
  • Mirasçı bulunmaması halinde devlet

Miras bırakanın çocukları, kural olarak mirasta eşit hakka sahiptir. Miras bırakanın çocuklarından biri daha önce ölmüşse onun payı kendi çocuklarına geçebilir.

Altsoyun bulunmaması halinde miras bırakanın anne ve babası mirasçı olur. Anne veya babanın daha önce vefat etmiş olması durumunda onların payları kendi altsoylarına geçebilir.

Sağ kalan eşin miras payı, birlikte mirasçı olduğu zümreye göre değişiklik gösterir. Eş, miras bırakanın çocuklarıyla, anne ve babasıyla veya diğer kanuni mirasçılarla birlikte mirasçı olabilir.

Evlatlık da evlat edinene karşı kanuni mirasçı konumundadır. Ancak evlat edinme ilişkisinin miras üzerindeki sonuçları, biyolojik aileyle olan mirasçılık ilişkisi ve somut olayın özellikleri birlikte değerlendirilmelidir.

Mirasçılık Belgesi Nedir?

Mirasçılık belgesi, bir kişinin mirasçı olduğunu ve miras payını gösteren resmî belgedir. Uygulamada veraset ilamı olarak da adlandırılır. Bu belge; bankalarda, tapu müdürlüklerinde, trafik tescil işlemlerinde ve diğer resmî kurumlarda mirasçılık sıfatının ispatlanması amacıyla kullanılabilir.

Mirasçılık belgesinde genel olarak şu bilgiler yer alır:

  • Miras bırakanın kimlik bilgileri
  • Ölüm tarihi
  • Kanuni veya atanmış mirasçıların kimlik bilgileri
  • Her mirasçının miras payı
  • Mirasçılık ilişkisinin hukuki dayanağı

Mirasçılık belgesi bazı durumlarda noterliklerden, bazı durumlarda ise sulh hukuk mahkemelerinden alınabilir. Nüfus kayıtlarının yeterli olmaması, yabancılık unsuru bulunması veya mirasçılık konusunda uyuşmazlık yaşanması halinde mahkeme yoluna başvurulması gerekebilir.

Mirasçılık belgesi kesin hüküm oluşturmaz. Belgede mirasçı olarak gösterilen kişilerin veya pay oranlarının gerçeği yansıtmadığı düşünülüyorsa mirasçılık belgesinin iptali ve yeni bir belge düzenlenmesi talep edilebilir.

Belgenin alınması, mirasın tamamen paylaşıldığı anlamına gelmez. Mirasçılık belgesi yalnızca mirasçıları ve paylarını gösterir. Terekeye ait malların mirasçılar adına geçirilmesi ve paylaşılması için ayrıca işlem yapılması gerekir.

Tereke Nedir?

Tereke, miras bırakanın ölümüyle birlikte geride bıraktığı ve mirasçılara geçebilen mal varlığı değerlerinin tamamını ifade eder. Terekeye yalnızca mallar ve alacaklar değil, miras bırakanın ödenmesi gereken borçları da dâhil olabilir.

Tereke kapsamında değerlendirilebilecek başlıca değerler şunlardır:

  • Konut, arsa, arazi ve iş yeri gibi taşınmazlar
  • Otomobil ve diğer taşıtlar
  • Banka hesapları ve nakit varlıklar
  • Altın, döviz ve kıymetli eşyalar
  • Şirket payları ve ticari işletmeler
  • Hisse senetleri ve yatırım araçları
  • Üçüncü kişilerden olan alacaklar
  • Fikrî ve sınai mülkiyet hakları
  • Kira gelirleri
  • Kredi ve diğer borçlar
  • Vergi borçları
  • İcra takiplerine konu borç ve alacaklar

Terekenin doğru şekilde belirlenebilmesi için miras bırakanın banka hesapları, tapu kayıtları, araçları, şirket ortaklıkları, borçları ve alacakları araştırılmalıdır.

Mirasçılar arasında terekenin kapsamı hakkında anlaşmazlık bulunması halinde terekenin tespiti için mahkemeye başvurulabilir. Tespit sırasında ilgili kurumlara yazı yazılması, banka kayıtlarının incelenmesi ve taşınmaz bilgilerinin araştırılması mümkündür.

Terekeye ait malların kaybolması, saklanması veya üçüncü kişilere devredilmesi riski varsa terekenin korunmasına yönelik tedbirler talep edilebilir.

Mirasın Reddi Nedir?

Mirasın reddi, mirasçının kendisine geçen mirası kabul etmediğini hukuken bildirmesidir. Miras bırakanın borçlarının mal varlığından fazla olması veya mirasçının kişisel nedenlerle mirası istememesi halinde mirasın reddi gündeme gelebilir.

Mirasın reddi işlemi, kanunda belirtilen süre içerisinde yetkili sulh hukuk mahkemesine yapılacak beyanla gerçekleştirilebilir. Ret beyanının kayıtsız ve şartsız olması gerekir.

Mirasın reddedilmesiyle birlikte mirasçı, kural olarak miras bırakanın mal ve borçları üzerindeki mirasçılık haklarını kaybeder. Reddeden kişinin payının kime geçeceği, diğer mirasçıların bulunup bulunmadığına ve mirasçılık ilişkisine göre belirlenir.

Mirasın reddi bakımından şu konular önem taşır:

  • Miras bırakanın ölüm tarihi
  • Mirasçının ölümü öğrendiği tarih
  • Mirasçılık sıfatının öğrenilme zamanı
  • Ret süresinin başlayıp başlamadığı
  • Mirasçının tereke işlemlerine katılıp katılmadığı
  • Mirasın açık veya örtülü biçimde kabul edilip edilmediği
  • Terekenin borca batık olup olmadığı

Mirasçı, mirası kabul ettiğini gösteren davranışlarda bulunursa ret hakkını kaybedebilir. Bu nedenle terekeye ait malların satılması, devredilmesi veya kişisel amaçla kullanılması gibi işlemlerden önce hukuki durumun değerlendirilmesi gerekir.

Miras bırakanın ölümü tarihinde borçlarını ödemekten aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmişse mirasın hükmen reddi gündeme gelebilir. Bu durumda mirasın reddedilmiş sayılması için somut olayın koşullarına göre dava açılması gerekebilir.

Vasiyetname Nedir?

Vasiyetname, kişinin ölümünden sonra mal varlığının nasıl paylaşılmasını istediğini açıkladığı tek taraflı ölüme bağlı tasarruftur. Vasiyetnameyle mirasçı atanabilir, belirli mallar bırakılabilir veya kanunun izin verdiği başka düzenlemeler yapılabilir.

Vasiyetname türleri genel olarak şunlardır:

  • Resmî vasiyetname
  • El yazılı vasiyetname
  • Sözlü vasiyetname

Resmî vasiyetname, yetkili resmî makamın ve tanıkların katılımıyla düzenlenir. El yazılı vasiyetnamenin baştan sona miras bırakanın el yazısıyla yazılması, tarih içermesi ve imzalanması gerekir.

Sözlü vasiyetname ise olağanüstü koşullar altında ve diğer vasiyetname türlerinin yapılmasının mümkün olmadığı istisnai durumlarda gündeme gelebilir.

Bir vasiyetnamenin geçerli olabilmesi için miras bırakanın ayırt etme gücüne sahip olması ve tasarrufun kanunda belirtilen şekil şartlarına uygun yapılması gerekir.

Vasiyetname düzenlenirken saklı paylı mirasçıların hakları da dikkate alınmalıdır. Miras bırakanın tasarruf özgürlüğü, saklı payları ihlal etmeyecek şekilde kullanılmalıdır.

Vasiyetnamenin Açılması ve İptali

Miras bırakanın ölümünden sonra bulunan vasiyetnamenin yetkili makama teslim edilmesi gerekir. Vasiyetname mahkeme tarafından açılır, okunur ve bilinen ilgililere bildirilir.

Vasiyetnamenin açılması, içeriğinin kendiliğinden geçerli kabul edildiği anlamına gelmez. İlgililer, vasiyetnamenin geçersiz olduğunu düşünüyorsa kanunda belirtilen nedenlerle iptal davası açabilir.

Vasiyetnamenin iptali şu nedenlere dayanabilir:

  • Miras bırakanın tasarruf ehliyetinin bulunmaması
  • Yanılma, aldatma veya korkutma
  • Vasiyetnamenin hukuka veya ahlaka aykırı olması
  • Kanunda belirtilen şekil şartlarına uyulmaması
  • İrade sakatlığı
  • Vasiyetnamenin sahte olması
  • İmzanın miras bırakana ait olmaması

İptal davasında vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte miras bırakanın sağlık durumu, zihinsel yeterliliği ve iradesinin baskı altında olup olmadığı değerlendirilebilir. Sağlık kayıtları, tanık ifadeleri ve bilirkişi incelemeleri önemli deliller arasında yer alabilir.

Vasiyetnamenin iptali davası ile tenkis davası birbirinden farklıdır. İptal davasında vasiyetnamenin geçersizliği ileri sürülürken tenkis davasında geçerli bir tasarrufun saklı payları ihlal eden bölümünün azaltılması talep edilir.

Saklı Pay Nedir?

Saklı pay, miras bırakanın bazı kanuni mirasçılarının miras üzerinde sahip olduğu ve ölüme bağlı tasarruflarla tamamen ortadan kaldırılamayan asgari miras hakkıdır.

Saklı paylı mirasçılar ve saklı pay oranları kanunda belirlenmiştir. Miras bırakan, mal varlığının yalnızca tasarruf edilebilir kısmı üzerinde serbestçe düzenleme yapabilir.

Saklı payın ihlal edilip edilmediği hesaplanırken terekenin net değeri belirlenir. Miras bırakanın borçları, cenaze giderleri ve kanunda belirtilen diğer kalemler dikkate alınarak tereke hesabı yapılır.

Bazı bağışlamalar ve karşılıksız kazandırmalar da tenkis hesabında terekeye eklenebilir. Bu nedenle yalnızca ölüm tarihinde mevcut mallar değil, miras bırakanın sağlığında yaptığı bazı devirler de incelenebilir.

Saklı payı ihlal edilen mirasçı, tenkis davası açarak hakkını aşan kazandırmaların yasal sınıra indirilmesini talep edebilir.

Tenkis Davası Nedir?

Tenkis davası, miras bırakanın yaptığı ölüme bağlı veya bazı sağlar arası kazandırmalar nedeniyle saklı payı zedelenen mirasçıların açabileceği dava türüdür.

Bu dava ile kazandırmanın tamamen geçersiz sayılması değil, saklı payı ihlal eden kısmının azaltılması amaçlanır. Tenkis hesabında terekenin değeri, borçlar, mirasçıların saklı payları ve yapılan kazandırmalar birlikte değerlendirilir.

Tenkis davasında şu işlemler incelenebilir:

  • Vasiyetnameyle yapılan kazandırmalar
  • Mirasçı atamaları
  • Belirli mal bırakma işlemleri
  • Sağlıkta yapılan bağışlamalar
  • Miras hakkını azaltmak amacıyla yapılan devirler
  • Ölümden kısa süre önce gerçekleştirilen karşılıksız kazandırmalar
  • Miras bırakanın serbestçe dönme hakkını saklı tuttuğu bağışlamalar
  • Saklı pay kurallarını etkisiz bırakma amacı taşıyan işlemler

Tenkis davasının kanunda belirtilen süreler içerisinde açılması gerekir. Mirasçının saklı payının ihlal edildiğini ve kazandırmayı öğrendiği tarih, dava süresinin hesaplanması bakımından önemlidir.

Taşınmazın bölünmesinin mümkün olmaması halinde kazandırmanın aynen korunması ve saklı payın bedel olarak ödenmesi gibi farklı sonuçlar gündeme gelebilir.

Muris Muvazaası Nedir?

Muris muvazaası, miras bırakanın bazı mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla gerçekte bağışlamak istediği bir taşınmazı tapuda satış veya başka bir işlem gibi göstermesi durumudur.

Bu tür işlemlerde görünürdeki işlemle tarafların gerçek iradesi birbirinden farklıdır. Miras bırakanın gerçek amacı bağış yapmak olmasına rağmen tapuda satış işlemi gerçekleştirilmiş gibi gösterilebilir.

Muris muvazaası iddiası değerlendirilirken şu hususlar dikkate alınabilir:

  • Miras bırakanın ekonomik durumu
  • Satış bedelinin ödenip ödenmediği
  • Gösterilen bedelle taşınmazın gerçek değeri arasındaki fark
  • Taşınmazı devralan kişinin ödeme gücü
  • Miras bırakan ile mirasçılar arasındaki ilişkiler
  • İşlemin yapılma nedeni
  • Miras bırakanın taşınmazı kullanmaya devam edip etmediği
  • Aile gelenekleri ve olayların olağan akışı
  • Diğer mirasçılara yapılan kazandırmalar

Muris muvazaası nedeniyle açılan davalarda tapu kaydının iptal edilerek miras payları oranında mirasçılar adına tescil edilmesi talep edilebilir.

Her düşük bedelli satış veya aile bireyleri arasındaki devir muvazaalı kabul edilmez. Miras bırakanın gerçek iradesinin ve mal kaçırma amacının somut delillerle ortaya konulması gerekir.

Mirastan Çıkarma Nedir?

Mirastan çıkarma, saklı paylı bir mirasçının kanunda belirtilen ağır nedenlerin varlığı halinde saklı payından yoksun bırakılmasıdır. Miras bırakanın yalnızca mirasçısıyla görüşmemesi veya aralarında sıradan bir anlaşmazlık bulunması mirastan çıkarma için her zaman yeterli olmaz.

Mirastan çıkarma nedenleri arasında mirasçının miras bırakana veya yakınlarına karşı ağır bir suç işlemesi ya da aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemesi bulunabilir.

Mirastan çıkarma işleminin geçerli olabilmesi için çıkarma nedeninin ölüme bağlı tasarrufta açıkça gösterilmesi gerekir. Bu nedene itiraz edilmesi halinde çıkarma sebebini ispat yükü, tasarruftan yararlanan kişilere düşebilir.

Mirastan çıkarılan kişinin altsoyunun miras hakkı, çıkarma işleminin niteliğine göre ayrıca değerlendirilir. Mirasçının borçlarını ödeyememesi nedeniyle yapılan koruyucu çıkarma işlemleri de farklı koşullara tabidir.

Mirastan Feragat Sözleşmesi

Mirastan feragat sözleşmesi, miras bırakan ile muhtemel mirasçı arasında yapılan ve mirasçının gelecekteki miras hakkından tamamen veya kısmen vazgeçmesini sağlayan sözleşmedir.

Feragat sözleşmesi karşılıklı bir bedel karşılığında yapılabileceği gibi karşılıksız da düzenlenebilir. Sözleşmenin sonuçları, feragat eden kişinin altsoyunu da etkileyebileceğinden hükümlerin açık biçimde belirlenmesi önemlidir.

Mirastan feragat sözleşmesinde şu konular düzenlenebilir:

  • Feragatin tam veya kısmi olması
  • Feragat karşılığında ödenecek bedel
  • Belirli bir taşınmaz veya malın devri
  • Feragatin altsoya etkisi
  • Tarafların karşılıklı sorumlulukları
  • Sözleşmeden dönme koşulları
  • Feragatin diğer mirasçılara etkisi

Mirastan feragat sözleşmesinin kanunda öngörülen şekle uygun olarak hazırlanması gerekir. Tarafların kendi aralarında düzenleyeceği sıradan bir yazılı belge her durumda geçerli bir mirastan feragat sözleşmesi oluşturmaz.

Miras Ortaklığı ve Mirasın Paylaşılması

Miras bırakanın birden fazla mirasçısı bulunması halinde, mirasın açılmasıyla birlikte tereke üzerinde miras ortaklığı meydana gelir. Paylaşma tamamlanıncaya kadar mirasçılar terekeye ait mallar üzerinde birlikte hak sahibi olur.

Miras ortaklığı devam ettiği sürece mirasçılar, terekeye ait mallar üzerinde kural olarak birlikte karar verir. Bir mirasçının tek başına terekeye ait taşınmazı satması veya tamamı üzerinde işlem yapması mümkün olmayabilir.

Mirasın paylaşılması iki şekilde gerçekleştirilebilir:

  • Mirasçıların anlaşmasıyla paylaşma
  • Mahkeme kararıyla paylaşma

Mirasçılar anlaşabiliyorsa miras paylaşım sözleşmesi hazırlayarak terekeye ait malları aralarında paylaştırabilir. Bu sözleşmede taşınmazların, araçların, banka hesaplarının ve diğer değerlerin hangi mirasçıya bırakılacağı belirlenebilir.

Tarafların anlaşamaması halinde mirasın paylaşılması veya ortaklığın giderilmesi için dava açılabilir. Taşınmazların aynen paylaşılması mümkün değilse satış yoluyla ortaklık sona erdirilebilir.

Mirasçılardan birinin tereke mallarını tek başına kullanması, gelirleri paylaşmaması veya malları gizlemesi halinde diğer mirasçıların alacak, ecrimisil veya terekeye iade talepleri gündeme gelebilir.

Miras Paylaşım Sözleşmesi

Miras paylaşım sözleşmesi, mirasçıların terekeye ait malları ve borçları kendi aralarında nasıl paylaşacaklarını belirledikleri sözleşmedir. Bu sözleşme sayesinde uzun sürebilecek dava süreçlerine başvurulmadan miras ortaklığı sona erdirilebilir.

Paylaşım sözleşmesinde şu konulara yer verilebilir:

  • Taşınmazların hangi mirasçıya bırakılacağı
  • Banka hesaplarının paylaşılması
  • Araçların devri
  • Şirket paylarının dağıtılması
  • Tereke borçlarının kim tarafından ödeneceği
  • Mirasçılar arasında denkleştirme ödemeleri
  • Ortak malların satılması
  • Satış gelirinin paylaşılması
  • Vergi ve masrafların karşılanması
  • Mirasçıların birbirlerini ibra etmesi

Taşınmazların paylaşımında tapu işlemleri ve şekil şartları dikkate alınmalıdır. Sözleşmenin içeriğinin belirsiz veya çelişkili olması yeni uyuşmazlıkların ortaya çıkmasına neden olabilir.

Paylaşım yapılmadan önce terekenin tüm mal ve borçlarının belirlenmesi önemlidir. Sonradan ortaya çıkan mallar veya borçlar için ek paylaşım yapılması gerekebilir.

Denkleştirme Nedir?

Miras sebebiyle denkleştirme, miras bırakanın sağlığında bazı mirasçılara yaptığı karşılıksız kazandırmaların paylaşım sırasında terekeye hesaben geri eklenmesini amaçlayan kurumdur.

Miras bırakan, çocuklarından birine ev, iş kurma sermayesi veya önemli miktarda para vermiş olabilir. Bu kazandırmanın miras payına karşılık yapılıp yapılmadığı değerlendirilerek paylaşım sırasında denkleştirme gündeme gelebilir.

Denkleştirme kapsamında değerlendirilebilecek kazandırmalar arasında şunlar bulunabilir:

  • Çeyiz veya kuruluş sermayesi
  • Taşınmaz bağışları
  • Önemli miktardaki para yardımları
  • İş kurmak amacıyla verilen mal varlıkları
  • Borçların karşılıksız ödenmesi
  • Miras payına mahsuben yapılan devirler

Denkleştirme ile tenkis aynı hukuki kurum değildir. Denkleştirme, mirasçılar arasındaki paylaşım dengesini sağlamayı amaçlarken tenkis saklı payların korunmasına yöneliktir.

Kazandırmanın denkleştirmeye tabi olup olmadığı belirlenirken miras bırakanın iradesi, devir belgeleri ve işlemin amacı dikkate alınır.

Miras Sebebiyle İstihkak Davası

Miras sebebiyle istihkak davası, üstün mirasçılık hakkına sahip kişinin terekeye veya tereke mallarına haksız biçimde sahip olan kişiye karşı açabileceği dava türüdür.

Bu dava ile tereke mallarının hak sahibi mirasçıya teslim edilmesi talep edilir. Davacı, mirasçılık sıfatını ve davalının tereke malını haksız şekilde elinde bulundurduğunu ortaya koymalıdır.

Miras sebebiyle istihkak davası şu durumlarda gündeme gelebilir:

  • Gerçek mirasçının tereke dışında bırakılması
  • Geçersiz vasiyetnameye dayanılarak mal edinilmesi
  • Hatalı mirasçılık belgesi kullanılması
  • Tereke mallarının üçüncü kişiler tarafından saklanması
  • Mirasçılık sıfatı bulunmayan kişinin mallara el koyması
  • Miras payının hak sahibine verilmemesi

Davanın konusu bütün tereke olabileceği gibi belirli bir mal veya hak da olabilir. Tereke malının üçüncü kişilere devredilmiş olması halinde iyi niyet ve tapu siciline güven gibi kurallar ayrıca değerlendirilir.

Miras Kalan Taşınmazların Devri

Miras bırakan adına kayıtlı taşınmazların mirasçılara geçebilmesi için mirasçılık belgesi alınması ve gerekli tapu işlemlerinin yapılması gerekir. Bu işlem uygulamada miras intikali olarak adlandırılır.

İntikal işleminde genel olarak şu belgeler gerekebilir:

  • Mirasçılık belgesi
  • Miras bırakanın ölüm bilgisi
  • Mirasçıların kimlik belgeleri
  • Taşınmaza ilişkin tapu bilgileri
  • Vergi işlemlerine ilişkin belgeler
  • Gerekli beyan ve başvuru formları

İntikal tamamlandığında taşınmaz, mirasçıların payları oranında adlarına kaydedilir. Mirasçılar daha sonra taşınmazı birlikte satabilir, aralarında paylaşabilir veya ortaklığın giderilmesi yoluna başvurabilir.

Mirasçılardan birinin tek başına taşınmazın tamamını devretmesi mümkün değildir. Ancak kendi miras payı veya miras payından doğan hakkı üzerinde kanunun izin verdiği ölçüde işlem yapabilir.

Taşınmaz üzerinde haciz, ipotek, aile konutu şerhi veya başka bir sınırlama bulunması halinde bu kayıtların mirasçılar üzerindeki etkisi ayrıca incelenmelidir.

Miras Hukuku Alanında Sunulan Hizmetler

Miras hukukuna ilişkin uyuşmazlıklar, aile ilişkilerini ve yüksek değerli mal varlıklarını doğrudan etkileyebilir. Bu nedenle miras bırakanın ölümünden önce yapılacak planlamaların ve ölümden sonra yürütülecek işlemlerin hukuka uygun biçimde gerçekleştirilmesi önemlidir.

Miras hukuku kapsamında sunulabilecek başlıca hizmetler şunlardır:

  • Mirasçılık belgesi alınması
  • Mirasçılık belgesinin iptalinin talep edilmesi
  • Terekenin tespit edilmesi
  • Tereke mallarının korunmasına yönelik tedbir alınması
  • Mirasın reddi işlemlerinin yürütülmesi
  • Mirasın hükmen reddi davalarının takip edilmesi
  • Vasiyetname hazırlanması
  • Vasiyetnamenin açılması ve okunması süreçlerinin takip edilmesi
  • Vasiyetnamenin iptali davalarının yürütülmesi
  • Tenkis davalarının açılması ve takip edilmesi
  • Muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil davası açılması
  • Miras sebebiyle istihkak davalarının takip edilmesi
  • Mirastan feragat sözleşmelerinin hazırlanması
  • Miras sözleşmelerinin düzenlenmesi
  • Miras paylaşım sözleşmelerinin hazırlanması
  • Ortaklığın giderilmesi davalarının yürütülmesi
  • Denkleştirme taleplerinin ileri sürülmesi
  • Miras paylarının hesaplanması
  • Miras kalan taşınmazların intikal işlemlerinin takip edilmesi
  • Tereke borçlarının ve alacaklarının tespit edilmesi
  • Miras payının devrine ilişkin sözleşmelerin hazırlanması
  • Şirket paylarının miras yoluyla geçişinin değerlendirilmesi
  • Yurt dışında bulunan miras mallarının araştırılması
  • Yabancı ülkelerde düzenlenen vasiyetnamelerin incelenmesi
  • Uluslararası miras uyuşmazlıklarının takip edilmesi
  • Veraset ve intikal işlemleri hakkında danışmanlık verilmesi

Miras hukukunda vasiyetnamenin düzenlenmesi, mirasın reddi ve dava açılması gibi işlemler belirli şekil ve süre şartlarına tabidir. Bu sürelerin kaçırılması, mirasçıların haklarını ileri sürmesini güçleştirebilir veya tamamen engelleyebilir.

Miras bırakanın borçlarının bulunması, malların bazı mirasçılardan saklanması, taşınmazların muvazaalı biçimde devredilmesi veya vasiyetnamenin geçerliliği konusunda şüphe bulunması halinde bütün belgelerin ayrıntılı şekilde incelenmesi gerekir.

Mirasçılık belgesi, vasiyetname, mirasın reddi, saklı pay, tenkis, muris muvazaası, tereke tespiti veya miras paylaşımı gibi konularda sürecin doğru şekilde yürütülmesi ve hak kayıplarının önlenmesi için profesyonel hukuki destek alınabilir.

Hukuki Süreciniz

Haklarınızı birlikte koruyalım.

Durumunuzu değerlendirmek ve olası hukuki yolları konuşmak için bizimle iletişime geçin.

Bize Ulaşın
Paylaşın
WhatsApp Telefon
Avukata Sor